Öne Çıkarılan Yazılar
  • İnadına Minik Serçe, İnadına Galatasaray

    Tem 2019

    “Çaresizim doğduğum yerde” demişti Candan Erçetin 2009`da çıkan “Ben Kimim” şarkısının sözlerinde. O dönemlerde bugün geldiğimiz döneme doğru gidişat çoktan başlamış olsa da, bu şarkı sözünü yine de sadece kişisel hayat olaylarımla ilişkilendirebilecek kadar duyarsız – ya da en iyi ihtimalle saftım. Sizde de vardır eminim uzun süredir, hiç dinmeyen bir iç sıkıntısı, kalp sızısı. Tek üzüntü kaynaklarımızın kişisel olduğu dönemlere bir özlem

  • Lofoten Adaları Seyahat Günlükleri

    Mar 2020

    Günaydın! Dün akşam Norveç’in kuzey ucundaki Tromso`ya vardık. Küçücük bir şehir olan Tromso Dünya’da kuzey ışıklarının en çok görüldüğü yerler arasında listeleniyor. Biz de bugün önce şehri gezip, aksam da ilk kuzey ışıkları turumuza çıkacağız. Dün Oslo`dan iki saatlik Tromso uçuşu esnasındaki karlı dağlar ve fiyort manzaraları ile seyahat şimdiden görsel anlamda harika başladı. Tromso küçücük ve çok güzel. Şimdiden söylemeliyim ki 10 günlük seyahat esnasında (arkadaşlarımla üç günlük Tromso seyahatini takiben bir hafta da kendim Lofoten Adaları’nda kalacağım) kuzey ışıklarını hiç görmesem bile Norveç’in kış güzellikleri yine de bu seyahate değer

  • New Orleans: Missisipi Nehri`nin Hükmünde Bir Şehir

    Oca 2019

    Kanada’dan başlayıp Mississippi’nin izinde ABD’nin bugün New Orleans’ı da içine alan en güney eyaletlerinden Louisiana’ya kadar ilerleyen Fransızlar tarafından 1718 yılında kuruluyor şehir. Ülkenin bir diğer eski yerleşimi New Mexico’dan kalkan gece uçağım sabah ışıklarıyla New Orleans’a yaklaşırken yukarıdan bakıldığında bir yılanı andıran Mississippi’yi görüyorum.

  • Göbekli Tepe: Kazı Ekibinin Gözünden

    Şub 2019

    Türkiye’nin Efes ve Bergama’yı da içerecek şekilde arkeolojik saha anlamındaki zenginliği şüphe götürmeyen bir gerçek. Kendi topraklarımızda yer alan ve insanlık tarihine ışık tutan bu arkeolojik alanlarla ne kadar gurur duysak da, bir yandan da zihnimiz bu sahalar ve ne şartlar altında kurulmuş olduklarına ilişkin kimi zaman fantastik kimi zaman ise söz konusu sahayla tamamen ilgisiz hikayeler üretmekten de geri kalmıyor.

Japonya
  • Murakami`nin Hokkaido’su

    Tem 2019

    Siz de bir Harukist misiniz? Eğer siz de bir Haruki Murakami hayranı – diğer ifadeyle Harukistseniz – Japonya’nın en kuzey adası Hokkaido’nun kuzeyinde Bifuka kasabasında toplanıp, Stockholm’den yapılan canlı Nobel edebiyat ödülü duyurusunu ödülü Murakami’nin alacağı beklentisiyle birlikte izleyen hayranlarını duymuşsunuzdur.

  • Hayalet Ormanı: Arashiyama

    Kas 2018

    Arashiyama Kyoto’dan trenle yarım saatte ulaşabileceğiniz bir mesafede ve bu nedenle de Kyoto’da konaklayanlar için en popüler günlük rotalar arasında. Her ne kadar benim için Arashiyama’nın en güzel yeri bambu ormanı olsa da, Arashiyama bölgesinde birçok tapınak, yaz aylarında kayıkla gezinti yapabileceğiniz bir göl ve hatta maymun parkı da bulunmakta.

  • Hokkaido: Biei`de Yakitori

    Başta hemen not etmeliyim ki – bu yazı bütünüyle Netflix’de yeni listeye giren ve 60 yaşında bir Japonun emekli olduktan sonra yavaş yavaş (kendisinin pasif kaldığı durumlarda olaya müdahale eden hayali bir samuray eşliğinde) bir gurmeye dönüşmesini anlatan Samurai Gourmet dizisinden esinlenmemin bir sonucudur.

  • Japonya`da Deprem Önlemleri

    Kas 2020

    “This is not a what if story/bu bir ya olursa mevzusu değil” – İzmir için hepimiz kahrolurken, Türkiye ile deprem anlamında aynı kaderi paylaşan Japonya’da deprem zararını asgariye indirmek için alınan, günlük hayatta sürekli karşınıza çıkan ve deprem riskiyle yaşamayı öğreten bazı önlemler.

  • Kyoto`da Kalabalıktan Uzak Bir Otel: Anteroom

    Kas 2018

    Genel anlamda bütçe bilincimin çok ileri olduğunu söylemek güç olsa da, pahalılık nedeniyle Japonya seyahatini yıllarca öteledim. Sonunda Eylül 2012’de inadımdan vazgeçerek Japonya’ya gitmeye karar verdim ve gördüm ki Japonya ile ilgili pahalılık hikayeleri kısmen şehir efsanesi (en azından önden sıkı bir araştırma ile seyahat masraflarınızı konfordan da ödün vermeden ciddi oranda kontrol altına alabiliyorsunuz). İlk seyahatimde Tokyo’yu pas geçerek doğrudan Osaka’ya uçtum.

Rota Önerileri
  • Feribot Kagoshima`nın hemen karşısındaki halen aktif yanardağ Sakurajima’yı da geçince iyice hızlanıyor. Japonya`da mesefaleri varış süresine dayalı bir algıyla kestirmek çok güç. Aynı ünlü Japon trenleri shinkansenler için de geçerli olduğu gibi bu feribot da kolayca deniz üzerinde giden uçak olarak nitelenebilir. Yol boyunca manzaraya dahil olan dağlarla bir an için kendimi ünlü Tayland adaları arasında seyahat eder gibi hissediyorum. Oysa Batı Çin Denizi üzerindeyim. Japonya ana karadaki en güney şehri Kagoshima`dan kalkan “hızlı” feribot bizi iki saat sonra sisler altındaki Yakushima ile buluşturuyor. 1993 yılında Japonya`nın UNESCO Dünya Doğal Dünya Mirasları listesine giren ilk bölgelerinden olan Yakushima yosun ormanları, kimileri denize dökülen yüzlerce şelalesi, maymunları ve geyikleriyle size mistik ada hissini bütünüyle geçiriyor. Ünlü Japon sinemacısı Hayao Miyazaki`nin en çok bilinen yapımlarından olan Prenses Mononoke için neden bu adadan ilham aldığını anlamak güç değil.

  • Konaklama açısından özellikle tek kişilik konaklamalar için uygun fiyat, ideal lokasyon ve kendi mutfağıyla Miyanourada bulunan Minshuku Ishikawa ideal. Ada buna ek olarak iki adet hostel de bulunmakta. Eğer araba kiralamayacaksanız ulaşım sorunu nedeniyle merkez olan Miyanoura`da kalmanızı tavsiye ederim.

  • Yakushima yazısında listelediğim treking rotalarına ek olarak Hirauchi gibi okyanus kıyısında bulunan açık hava onsenleri trekking günleri dışındaki günler için oldukça ideal bir aktivite.

  • Yakushima Life`ın A Verdant World Between Sea and Sky adlı kitabı adada görmeniz gereken yerlere ilişkin ideal bir giriş kitabı niteliğinde – www.yakushimalife.com.

     

  • Yemek açısından modern dizayn ve yerel mutfak için Miyanourada Panaroma, manzara ve şef mutfağı için Cottage Davis, sıcak atmosfer için Yakinuku Ippudoyu deneyebilirsiniz.

  • 130 km uzunluğundaki kıyı yollarını takip ederek adanın etrafında tur atmak ada ile tanışmak için en ideal aktivitelerden.Bahsettiğim sadece adanın doğal güzelliği değil ancak rahatlıklarıyla bilinen ada sakinleri geyikler ve maymunlarla da tanışmak için geçerli. Özellikle maymunları yolun ortasında gruplar halinde sohbet ederken görürseniz, şaşırmayın.Geçmek için sohbetin bitmesini beklemeniz gerekecek.

Kuzeye Seyahat
  • Kuzey Işıklarını Görmek veya Görmemek

    “Daha önce hiç Kuzey Işıkları’nı gördün mü?” – ne zaman İskandinavya’dan bahsetsem duyduğum ilk soru. Yakın zamana kadar bu soruya cevabım “hayır” dı. Açıkçası daha önce hiçbir İskandinavya seyahatimde Kuzey Işıklarının peşine de düşmemiştim. Bu seyahatlerimin çoğu Kuzey Işıkları mevsimi içinde dahi değildi. Mevsimsel olarak en yaklaştığım seyahat dört yıl önce Kuzey Işıkları sezonunun genelde sonu kabul edilen Nisan başında gerçekleştirdiğim İzlanda seyahatiydi. Kaldığım otelde çok tatlı bir İngiliz çiftle arkadaş olmuştum.

  • Svalbard: Dünya`nın Sonu

    Oca 2020

    Svalbard’ın varlığından ilk olarak yaklaşık olarak on yıl kadar önce haberdar oldum. İlginç şekilde Svalbard’ı duymama vesile olan sohbet ağırlıklı olarak Svalbard’da yaşayan insanların ne kadar kaba olduğu konusuna yoğunlaşmıştı. O tarihte henüz İskandinavya’ya gitmemiştim. Svalbard fikrini bir vesileyle aklıma yerleştiren bu sohbet üzerinden yıllar geçti ve o arada gerçekleştirme imkanı bulduğum sayısız İskandinavya seyahatim bana İskandinavların yer yüzündeki en kibar ve yaşadıkları ortam ile en uyum içinde olan insanlar olduğunu öğretti

  • Tren ile İskoçya

    Ara 2018

    Uzun yıllar düşünüp her seferinde son anda vazgeçtikten sonra sonunda Temmuz ayında üç günlük kısa bir gezi için İskoçya’ya seyahat edebiliyorum. İskoçya bana özellikle dağları ve hiç sonlanmayan doğa manzaraları ile bir çok yönden Alaska’yı anımsatıyor. Tek başına seyahat ettiğim için her zamanki gibi ulaşım aracı tercihim trenden yana oluyor. Normalde İngiltere ve İskoçya’da tren biletleri ürkütücü derecede pahalı olmakla birlikte, her iki ülke için de sunulan tren kartını alırsanız, seyahat masraflarınız ciddi ölçüde azalıyor.

Konaklama
  • Neden Airbnb`yi Sevmiyorum

    Kas 2018

    Muhtemelen bir çok eleştiriye maruz kalacak olsa da, bir itirafta bulunmam gerekiyor – Airbnb’yi sevmiyorum. Hilton’da (veya daha bile fenası Holiday Inn, Travelodge veya Ibis’de) kalmayı Airbnb evinde kalmaya tercih ederim. Seyahat etme gerekçelerimden birisi de temelinde insanın evinde olmasından kaynaklanan ve günlük hayatta olağan gelen birçok unsurdan uzaklaşmak olduğu için kendi evimden uzaklaşıp da bu sefer de bir başkasının evinde, bir başkasının etrafını çevreleyen unsurlarla kuşatılma fikrine hiç alışamadım. Bu fikri seyahat kavramıyla hiç özdeşleştiremedim.

  • Norveç`de Bir Kulübe: Eliassen Rorbuer

    May 2021

    Özellikle instagram hesabımda (@bizarrejourneys) varyasyonlarını sıklıkla yayınladığım o ünlü kırmızı kulübeyi belki biliyorsunuzdur. Belki kimilerinizi hayal kırıklığına uğratacak ama o kulübede maalesef herşeyden elini ayağını çekmiş, kendini doğanın kucağına bırakmış ve müthiş bir roman üzerine çalışan bir yazar yaşamıyor – o kulübe ve benzerleri Lofoten Adaları’nın Hamnoy bölgesinde konuşlanmış Eliassen Rorbuer bünyesinde adaya gelen ziyaretçilere kısa ve uzun dönemler için kiraya verilen “rorbuerler” den birisi.

  • Ace Hotel New Orleans

    Kas 2018

    Daha önce New Orleans’a gitmiş olmama rağmen, ikinci New Orleans seyahatimin sanırım en büyük nedeni ilk ziyaretim sonrası açılan Ace Hotel’di. Seyahati netleştirmeden önce dahi arada otelin fiyatlarını kontrol ettiğimi hatırlıyorum. Otele ilişkin bu heyecanım boşa çıkmadı. Ace Hotel New Orleans gerek tasarımı gerek atmosferi ve ama herşeyden önce odalarının ferahlığıyla şu ana kadar kaldığım en güzel otellerden

Netflix`le Seyahat
  • Valley Uprising – California’daki ünlü Yosemite Ulusal Parkı’nın kültürünün ayrılmaz bir parçası olan ve bu vadiyi polisle çatışmalara rağmen evi yapan bir jenerasyonun öyküsü. Eşsiz doğa manzaraları eşliğinde, wingsuit jumperlar, korkusuz kaya tırmanıcıları ve ip cambazlarını da içerecek şekilde sayısız adrenalin dolu sahne de içeriyor.

  • Maiden Trip – 14 yaşındaki Hollandalı Laura Dekker’in iki yıl süren ve kendisine Dünya’yı yelkenli ile tek başına turlayan en genç insan olma sıfatını getiren gezisini anlatan bir yapım. Benim açımdan belgeselin en ilginç kısımlarından birisi ise kahramanımız Laura’nın babasının kızının bu seyahati tek başına gerçekleştirebilmesi için Hollanda makamlarıyla yaşadığı hukuki mücadele oldu – her iki tarafın da argümanlarının şüphesiz haklı yönleri vardı.

  • Tales by Light – Her biri 23 dakikalık 6 bölümden oluşan bu yapım, farklı fotoğrafçıların Dünya’nın ıssız yerlerindeki fotoğraf deneyimlerini aktarıyor. Himalaya’larda kar leoparı macerası da var, Papua Yeni Gine’de kabile çekimi de. Fotoğraf severlere şiddetle önerilir.

  • Happy People:A Year in Taiga – Sibirya’da iki avcının aileleri ve ailelerinden uzak kaldıkları av dönemlerinde Sibirya’nın uzak köşelerindeki hayatlarını anlatan belgesel son dönemde izlediğim en etkileyici yaşam biçimini aktarıyor. Kayıklarını ve kayaklarını da kendileri yapan bu avcıların cesareti ve dayanıklılıklarına hayran kalacaksınız.

  • Samurai Gourmet – Yakın tarihli bir Japonya yazıma da konu olan ve mangadan uyarlanmış bu Netflix yapımı Japon mutfak kültürüne meraklı olanlar için birebir. Hayali bir samuray eşliğinde yeni emekli olmuş bir Japonun yavaş yavaş gurmeye dönüşümünü aktaran bu 12 bölümlük yapım insanda kesinlikle Japonya’ya gitmek isteği uyandırıyor.

  • Midnight Diner: Tokyo Stories – Tokyo’da gece açılan bir restoranda geçen bu hikayeler ve özellikle yapımda ışığın kullanımı Tokyo Stories’i en sevdiğim Netflix yayınlarından birisi kıldı. Her bölümde farklı kahramanların 24 dakikalık hikayelerini anlatan bu yapım şimdilik 10 bölüm içeriyor.

Keşfet

Seyhat Filmleri

Keşfedin

Japonya

Keşfedin

Seyahat Yazıları

Keşfedin

Göbekli Tepe

Keşfedin

Burcu

Norveç, Alaska ve Hokkaido gibi soğuk rotalara olan ilgimin 1980 yılında en uzun kış gecesinde doğmamla ilgili olduğunu düşünüyorum. Hayatımın büyük bir kısmını 11 yaşında yatılı okulla başlamak üzere İstanbul`da geçirdim. Lise ve üniversitede, yani henüz önyargılar oluşmadan başka kültürlere, ülkelere ve insanlara daha kolay hayran olunabilecek yaşlarda uzun süreli olarak başka ülkeleri deneyimleme imkanım da oldu. Şimdilerde ise – 13 yıl bir hukuk bürosunda çalıştıktan sonra – uzaktan ve part time çalışma modeline ek olarak eğitim amaçlı olarak Tokyo – Japonya’da yaşıyorum. Hayatta kendimi en mutlu hissettiğim anlar genelde yürürken oluyor. En üzgün ve çaresiz hissettiğim anlar ise son yirmi senede ülkemin başına gelenleri düşündüğüm anlar.

icon
En Sevdiğim Seyahat Alışkanlığı

Eğer bir şehri ziyaret ediyorsam, sabah herkesin işe gitme telaşında olduğu saatlerde şehirde yürümeyi çok seviyorum. Bana hiçbir şehir o sabahın en telaşlı anında kendi gerçek yüzünü saklayamaz gibi geliyor.

icon
Otel - Hostel v. Airbnb?

Airbnb ve başka birisinin evinde kalıyor olması bana seyahatten beklediğim özgürlük hissini tam yaşatmadığı için geçicilik ve sahipsizlik hissini daha belirgin kılan otel veya hostelleri tercih ediyorum. Sebeplerini bu yazıda anlatmaya çalıştım.

icon
En Sevdiğim Rotalar

Bu websitesinde yaşamakta olduğum Japonya, Kuzey İskandinavya, Yeni Zelanda ve İsviçre başta olmak üzere şehirlerinden çok doğasıyla öne çıkan rotalara ilişkin birçok yazı bulacaksınız.

icon
Nerede Yaşıyorum

Onsende veya küvette yaşamasam da, sanırım bu görsel size yeterli ipucunu verecek. Tokyo’nun batı mahallelerinden birisi olan Katsushika‘da Edo Nehri’nin hemen yakınında yaşıyorum.

Diğer Yazılar
  • Çok Gezenler Kulübü İle Röportaj

    Tem 2019

    Türkiye’de seyahat blogu kavramının doğması ve gelişmesinde katkıları azımsanamayacak Çok Gezenler Kulübü’nün yeni başlattığı #gezginportreler serisinde ben de soruları yanıtladım. Orjinaline Çok Gezenler Kulübü sayfasından da erişebileceğiniz röportajı buradan okuyabilirsiniz. Neden seyahat ettiğimi, eski ve yeni rotaları konuştuk.

  • Alaska: Anchorage`dan Denali`ye

    Ara 2018

    Sıklıkla yayımlanan Dünya’nın en güzel tren seyahatleri listelerinde kendisine çok denk gelmemiş olsam da, Alaska’nın güneyindeki en büyük şehirlerinden Anchorage’dan (300.000 nüfuslu!) Denali Ulusal Parkı’na gerçekleştirdiğim tren seyahati, benim kendi listemde en başta geliyor. Alaska hayatımda gördüğüm en vahşi, en etkileyici ve en yapayalnız doğaya sahip.

  • Aix en Provence`a Güzelleme

    Kas 2018

    Marsilya’dan bir dağ kasabası olan Bonnieux’ye gitmek için bindiğim otobüs Aix-en-Provence’dan geçerken adeta otobüsün camına yapışıyorum – ilk görüşte aşk herhalde böyle bir his olmalı. Oysa ki dağ köylerine odaklı bu Fransa seyahatini planlarken Aix’e alt tarafı bir şehir diyerek dudak bükmüştüm. Elimde olsa tüm Bonnieux planlarını rafa kaldırıp, otobüsten kendimi atacağım.

Seyahat Notları
  • Kenya`da Safari

    Oca 2019

    Kenya`da safari? Daha önce Kuzey Afrika’ya gitmiş olmama rağmen, Afrika’nın güneyine gitmeyi ise hiç düşünmemiştim – ta ki Alaska’ya gidene kadar! Alaska’da Denali Parkı içinde ilerleyen otobüsümüzde hem şoför hem de rehberliğimizi yapan kişi o gün Kenya’ya bir turist daha kazandırdığını elbette bilmiyordur. Denali Parkı içerisinde yavaşça bozayı görme ihtimalinin heyecanı ile ilerlerken, rehberimiz olası hayal kırıklarının önüne geçmek için Alaska’nın bir Kenya olmadığı, burada hayvanların Kenya’daki gibi ortalarda dolaşmadığı ve iklim nedeniyle kendilerini sakladıkları uyarısını yapıyor.

  • Öteki Dünya: Kapadokya

    Kas 2018

    Diğer yazılarımdan gözü kör bir Türkiye aşığı olmadığımı belki de biliyorsunuzdur. Türkiye’nin denizlerini seviyorum ancak kumsal deneyiminin, talep edilen ücretlerin ve çalan müziğin denizin tüm güzelliğini unutturabildiğini düşünüyorum (Kaş’ı ayrı tutabiliriz belki tabi). İstanbul’un öneminin farkındayım ama şehircilik anlayışında bu kadar geride kaldığı için çok eleştiriyorum. Konu Kapadokya’ya geldiğinde ise – tüm bu objektif olmaya çalışan bakış açısını kenara bırakıp – inanılmaz bir fanatizme bürünüyorum. Kapadokya’nın Dünya’da eşi benzeri olmadığını ve kendi ülkemizde olduğu için inanılmaz şanslı olduğumuzu düşünüyorum.

  • Hokkaido: Biei`de Yakitori

    Başta hemen not etmeliyim ki – bu yazı bütünüyle Netflix’de yeni listeye giren ve 60 yaşında bir Japonun emekli olduktan sonra yavaş yavaş (kendisinin pasif kaldığı durumlarda olaya müdahale eden hayali bir samuray eşliğinde) bir gurmeye dönüşmesini anlatan Samurai Gourmet dizisinden esinlenmemin bir sonucudur.